Bayanlardaki alışveriş hastalığına manevi güzergahtan bakış


Bayanlardaki alışveriş hastalığına manevi güzergahtan bakış
Bayanlarda ki alışveriş hastalığına manevi güzergahtan bakış

Bkocaman hastalık mı dedi? Geçmiş olsun. Bir bayan olarak ben bu hastalığı kabul etmiyorum. Bayanların böyle bir hastalığı yoktur, bayanlar yalnızca indirimli mahsulleri takip eder. Beğendiği bir çantaya 100 TL asla vermez, indirime girdiğinde hoşlandığı aynı çantayı 99 TL’ ye alır.

Bizimkisi bir hastalık değil, yalnızca bize yakışan mahsullere para verirken cömert tutum biçimidir. Asabiliğimizde, bitkinliğimizde, yalnızlığımızda, mutsuzluğumuzda azıcık alış-verişi mübalağa etiyor olabiliriz. Bu hastalık değildir. Bazen hoşlanmadığımız eşyaları da alabiliyoruz. O zaman ne yaptığımızı bizi öğrenmiyoruz. Aldık mı, aldık işte, neden aldık, niye aldık diye sormayın. Zira bizde bilmiyoruz bazen neden alış-veriş yaptığımızı. Hakikatinde azıcık kendimize dur diyebilsek, alma isteği içimizde neşelendiğinde azıcık geçiştirebilsek almayız, ama o an işte kendimize dur diyemiyoruz. Yaşam koşullarının çok güç olduğu bu yarıyıllarda azıcık daha tasarruflu olmamız gerekmekte, varsa bir daha bir daha demenin bir anlamı yok. Ayağında kundurası olmayan çocukları düşünmek gerekli. Bizim varsa bir daha olsun demektense, etrafımızda alamayacak olan bir ailenin çocuğuna alsak daha iyi olmaz mı? Yalnızca kendimizi düşünmeyelim. İşin reeli çoğu bayanda bu alış-veriş hastalığı vardır. Rehabilitasyonu var mı öğrenmiyorum. Ama bir insan olarak düşündüğümde gerçekten uç noktalarda yaşayan insan topluluğu haline geldik. Kimi çok zengin, kimi çok muhtaç. Kiminin ayağında her elbisesine uygun kundurası varken, kimi burnu yırtık kundurayla mektebe gitmekte. Bana ne dememek gerekli. Her bayan bir anne adayıdır. Bu alış-veriş hastalığı yerine, her bir bayan bir çocuğun yaşamını basitleştirmelidir. Bu bir hastalık olmamalı, cemiyetsel bir çözüm olmalıdır. Varsa almayın, sizleri mutlu edebilecek cemiyetsel çözümler üretin. Alış-veriş hastalığı olan dostlarıma sorduğumda, çoğu aynı şeyleri söylediler. “Sevgilimi ufaladım çok acıklım” “Eşime kızdım, iki kaşığı varsa birini de ben kıracağım bundan sonra”, “ama indirime girmiş”, “kendime mükâfat vermek istedim” yanıtlardan kavradım ki alış-veriş yapmak için her zaman bir mazeretimiz var.

Tabanında uyuyan psikolojik meseleler, hakikatinde hiçbir bayan afaki bir şey almak istemiyor da, erkekler ve etraf buna zorluyor. Yarın hangi mağazada indirim var ki, tatil günü yaaa kendimi azıcık şımartayım…

 

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bayanlardaki alışveriş hastalığına manevi güzergahtan bakış

log in

Become a part of our community!

reset password

Back to
log in
Choose A Format
Personality quiz
Trivia quiz
Poll
Story
List
Meme
Video
Audio
Image